|
2008 yılının yemek başkenti İstanbul |
|
Pazartesi, 10 Aralık 2007 |
2008'in yemek başkenti İstanbul
ABD'nin en önemli gazetelerinden The New York Times, hafta sonu verdiği seyahat ekinde 2008 yılında mutlaka gidilmesi gereken yerler listesi yayımladı. Gazete, 'Kültürler Yemek Masasında Buluşuyor' başlıklı makalede İstanbul'un restoran ve yeme-içme kültürünü yere göğe sığdıramadı.
The New York Times gazetesi, İstanbul'u '2008 yılının yemek başkenti' ilan etti. Gazete, hafta sonu yayımlanan gezi ekinde, 2008 yılında mutlaka gidilmesi gerekli yerler sıralamasına yer verdi. Sıralamaya göre İstanbul, özellikle midesine düşkün ABD'lilerin dünyada gitmesi gereken şehirler arasında birinci sırada.
İstanbul'a ayrılan 'Kültürler Yemek Masasında Buluşuyor' başlıklı yazıda, İstanbul'daki modern ve geleneksel restoranların sunduğu zengin yemek kültürünün hem uluslararası hem yerel, son derece köklü ve ileri görüşlü olduğu anlatılıyor.
Nüfusu 15 milyona yaklaşan kentin, çok çeşitli kimlikleri bir arada barındırmasına karşın, tekil bir şehir hissi verdiği söylenen yazıda, "Bırakın Avrupa Birliği'ne üyelik hedefini, Kürt isyanını ve seküler yönetimin erozyonunu bir tarafa; İstanbul'un size yükseldiğinizi hissettirecek doğal gökdelenleri, ızgaralık soğuk su balıkları, tüketilecek bolca şarabı ve verilecek büyük bir partisi her zaman var" deniyor.

Kanyon Konyalı'nın şifresi
Şehirde nesillerdir süren gelenekler arasında, dar sokaklarda yenen ızgara ve kızartma deniz ürünleri, bol tüketilen meze ve rakı, başbakanından esnafına her insanın uğradığı 'et tapınağı' Beyti gibi ekolleşmiş eski restoranlardan bahsediliyor. Yazıda kentte uluslararası restoranların şube açtığından, İstanbulluların artık daha fazla organik yiyeceklere yönelmeye başladığından da söz ediliyor. Bazı katı gelenekçilerin bile kaçınılmaz olarak modernleşmeye başlamasına örnek olaraksa Konyalı'nın Kanyon alışveriş merkezinde şube açması gösteriliyor.
CafeFernando.com adlı blog'unda şehrin yiyecek dünyasını sergileyen Cem Sönmezsoy'un da yorumlarına yer verilen yazıda Sönmezsoy, İstanbul'un en yeni ve yaratıcı restoranlarının ülkenin farklı bölgelerinden yerel çiftçilerin ürettiklerini topladıklarını anlatıyor, örnek olarak da Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki Müzedechanga ve Çiya'yı veriyor. Changa'nın dondurmalı tahin helva gibi yaratıcı kombinasyonları, Çiya'nın da pek bilinmeyen yöresel otları şehre taşımasıyla ün kazandığı anlatılıyor.
Gazetenin sıralamasına göre, okurlar 2008'de yemek yemeye İstanbul'a, macera yaşamaya Grönland'e, hesaplı tatil için Arjantin'e, aile olarak dünyayı tanımak için Afrika'ya, lüks tatil için Moskova'ya, parti yapmak için Dubai'ye, kültür tatili içinse Berlin'e gitmeli.
Kaynak: Radikal Yaşam Servisi
|