| Öncü Sanatçı ve Eğitimci Tomur Atagök Sanal Müze'de |
| Perşembe, 20 Mart 2008 | |
|
Eczacıbaşı Sanal Müzesi, sanat ve müzecilik odaklı çok sayıda araştırma, sergi ve proje gerçekleştiren, bu konularda sürekli yazan, çok sayıda ödülün de sahibi olan Prof. Tomur Atagök’ü konuk ediyor. ![]() Sergi 21 Mart’tan itibaren www.sanalmuze.org adresinde gezilebilir. Atagök, sanatının gelişimini ve sanatçı ile izleyici arasındaki iletişimi şu sözlerle ifade ediyor: “Benim sanatımda etkilendiklerim arasında, boya, heykel ve düzenlemeler çok erken yaşlarımda belliydi; dokusal bir fırça, sembolik renkler, Goya’nın son yıllarında evinin mekânıyla birleştirdiği siyah resimleri, diğer taraftan, yalınlığıyla Brancusi’nin tekrarladığı sütunlar, yine 20. yüzyılın öncülerinden kabul ettiğim Kurt Schwitters ve Merzbau’u, nihayet Hans Hoffmann’ın gel-git/push-pull’u sanat ve yaşamın birlikteliği ve sanatın mekânı konusunda odaklanmamla sonuçlandı diyebilirim. İleriki yıllarda resim kadar heykel ve sinema etkilendiğim alanları genişletti. Diğer bir ifadeyle, her alanın kendi özelliklerinin benim sanat görüşüme ve kullandığım tekniğe etkisi oldu sanırım. Bir başka açıdan bakıldığında, sanatçı yapıtlarıyla topluma bir görüş sunarken, izleyici gördüklerini kendi dünya görüşüne göre algılar, yorumlar. Yapıt, sanatçı ve izleyici arasında iletişimi kuran köprü olmasına karşın farklı izleyicinin algılamaları yapıtın yaratıcısının dışında bir anlam kazanmaya başlar. Ben hazır malzeme ya da nesnelerden yapıtını üreten sanatçının yapıtlarını, bir modern ya da post-modern sanat anlayışı olarak görmekten öte sanatçının izleyici ile dialog kurma çabaları olarak, ama özellikle Goya’dan bu yana yaşadığımız dünyanın sanatçı tarafından yansıtılması olarak gormekteyim. Sanatçının duyarlığıyla farklı yaklaşım, mantık ve duygusallığı ile kendi gerçeğini koymasının yanı sıra, izleyicilerin kendi birikim ve yorumlarıyla yapıtın farklı gerçekleri kapsaması, yani katmerliliği, çok boyutluluğu dikkate alınmalıdır. İzleyici yapıta kendi gerçeğini, kendi yorumunu getirirken, sanatın bu interaktif yönünün sanata birleştirici bir kutsiyet getirdiğini unutmamak gerekir.” Sanatçının müzecilik hakkında görüşleri ise şöyle: “Sanat hepimizin derdi ve kanımca sanatı, sanatçı kadar bilen de azdır. Müzelerin önemine inanırım; toplamak kadar korumak, araştırmak, iletişim kurmak müzenin asli görevleridir. Onların etkinlikleriyle toplumun kültür ve sanat anlayışı gelişir. Galeriler ve fuarlar sanatçıyı sundukları için önemlidirler, ama karşılığı maddî olduğu için kim daha çok satıyorsa, o iyidir, masalı üzerine kurgulanmış kurumlardır. Müze ise, geçmiş dönemleri ve şimdiyi iyi bilip doğru seçimleri yapmakla yükümlüdür. Görevi, topluma doğru olanı sunmaktır.” |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Şehir Rehberinden
| 1. Köşebaşı Reina Kategoriler: Et&Kebap Rest. |
| 2. Anjelique Tepebaşı Kategoriler: Gece Kulüpleri |
| 3. İsis Kadıköy Kategoriler: Barlar |
| 4. James Joyce Irish Pub... Kategoriler: Barlar |
| 5. The North Shield Kalamış Kategoriler: Barlar |
| 6. Çikas Çiçekçilik Kategoriler: Çiçekçiler |
| 7. AzzuR Restaurant Kategoriler: Akdeniz Rest. |
| 8. Metrocity Kategoriler: Alışveriş Merkezleri |
| 9. Artemis Sanat Merkezi Kategoriler: Galeriler |
| 10. Bebek Balıkçı Kategoriler: Balık Rest. |
| Devamı... |

